|
MİŞMİŞİSTAN
Yaşar KARAASLAN
Deprem
ve balık hafızalı çeteler!..
1999
Marmara depremini hiç unutmam.
Deprem
bölgesinde değildim ama, deprem bölgesinde bulunan bir yazarımız
Tatil
amacı ile oradaydı. Deprem sırasında ailecek gezintiye çıktıkları için hayatta
kalabilmişlerdi.
Gelirken
epeyce sayıda fotoğraf da çekmişlerdi.
Depremi
birebir yaşamıştı. Ve izlenimlerini o
dönem gazetemizde (Yorum) yayınladık.
Depremi
sanki ben yaşamışım gibi etkilendim.
Etkilenmekle
kalmayıp imar ve yapılaşma konularına daha sıkı sarıldım
Öyle
sıkı sıkıya sarıldım ki, Belediye Meclisinin imar maddelerinin virgülüne kadar
incelemeye aldım.
Zamanla,
İmar konularının uzmanı olmaya başladım.
Hatta o
kadar ki “ Malatya Mimarlar Odası”
şakadan da olsa “Fahri mimarlık unvanı bile teklifi aldım.
Bizler uzmanlaşmaya çalışır, dikkatleri bu yöne çekmeye çalışırken, aralarında
bazı mimar- mühendislerin ile bazı bürokratların yanı sıra çokça yüklenici (müteahhit)
üç-beş kuruş için imar yasası maddelerinde onulmaz gedikler açmaya
çalışıyorlardı.
Çeteler
halinde yapılan bu çalışmalar onların başarıları ile sonlanırken Malatya’nın
yapılaşma alanında geleceğini karartıyordu.
Teknik
eleman- Bürokrat ve işadamları yanlarına bazı siyasileri de alarak, Malatya’nın
üst yapılaşmasında olumsuz kararlara
imza atıyor/attırıyor, hatalı imalatlar yapıyor/yaptırıyordu.
Bu durum
200-2001’den günümüze kadar hızla devam etti. 2007’de yeni çıkan yönetmelikle
biraz bocalamaya giren bu “sağlıksız yapılaşma çeteler” kısa sürede toparlanmış
ve hatalı imalatlar üretmeye (binalar dikmeye) devam etmişlerdi.
Bu
çetelerin gözü o kadar kara idi ki, F. Kayhan bulvarında site türü bir yapıya
dökülen betonların kalıbı sökülürken “betonlar da un ufak halde dökülmesi
sonucu duvarları yıkılmıştı.
İşin en
acısı da, Bu olay ört-bas edilmişti.
Çünkü,
din kardeşleriydiler. Yani, işadamı ile yüklenici din kardeşlerdi. Ama kardeşlikleri aslında çıkar kardeşliği anlamına geliyordu...
O nasıl
din kardeşliği ise?
Din
kardeşime acırım- korurum- kollarım ama,
o site de daire alıp oturacak, kadın- çocuk dahil insanlardan bana ne
ki?
O binada
oturacak insanlara acımam? Ben satarım
dairemi din kardeşimle keyfime bakarım
Anlayışı
ile din kardeşliği nasıl pekişiyor pek anlamam ama.
Anladığım
tek bir şey var.
Balık
hafızalı bu çetelerin “Deprem Felaketi” ile bir kez karşı karşıya gelmesini
canı yürekten istiyorum.
|