MİŞMİŞİSTAN
Yaşar KARAASLAN
Terör durdurulmuyor- Durdurulmak istenmiyor!..
Durdurulmuyor mu- durdurulmak mı istenmiyor bilemiyoruz.
Her gün fidan gibi gençlerimizin şehit edilişi haberlerini yüreğimiz yanarak dinliyoruz okuyoruz.
Ülkeyi idare eden seçilmişler dahil kimse bu konuda doyurucu açıklama yapmıyor.
Yapılan açıklamalar da “Kanları yerde kalmayacak”, “Son çırpınışları”, “İntikam” gibi hamaset nutukları ile “Teröristlerin tahrikine kapılmayın”, “dik durun”, temennisinden öteye gitmiyor.
Ara sıra da “Karargâhlarını- yuvalarını bombalıyoruz” diyorlar.
Ama Gencecik fidanlarımız ömürlerinin daha ilk baharında toprağa düşüyor.
Kimse doyurucu açıklama yapmıyor! Bizler de
Yaşadıklarımızdan- okuduklarımızdan- izlediklerimizden yorum yapabiliyoruz ancak.
Terörün şimdiki gibi azgın olduğu dönem olan 1990’ların ilk yarısı.
Güneydoğu’da görev yapan güvenlik güçleri başta olmak üzere kamu görevlilerinin, normal maaşlarının 2-3 hatta 5- 10 misli maaş aldığı dönemler.
Bunların içlerinden bazılarının (Kamu görevlilerinin) üç-beş kuruş fazla almak gerekçesiyle “terörün durmaması için her yönteme başvurduğu” iddiaları hemen her kesimde (Kahvelerde- ev sohbetlerinde) konuşulan konuların başında geliyordu.
Bugünde aynı durum var sanki. Neden derseniz?
Düşünün, Devletin ve ordunun başı. Cumhur (Milletin) başkanı ve Başkomutan (Ordunun ) başı.
O Bölgeye ziyarete gidiyor.
O bölgede günlerce hatta aylarca istihbarat (hemen hemen her ayrıntı dikkate alınarak) yapılmaz mı?
Aklın yolu birdir. Yapılmaması bile abestir.
O nasıl istihbarattır ki, Cumhur’un ve Ordunun başının ziyaretinden 3-5 gün sonra bu denli geniş ve planlı bir operasyonla böyle bir terör saldırısı gerçekleştirilir ve devletin- hükümetin haberi olmaz
Bunun bir açıklaması olmalı.
Ama hayır. Açıklama yerine yine hamasi nutuklar.
Ve “Tahriklere kapılmayın, dik durun, aksi halde onların amacına hizmet etmiş olursunuz” nutukları.
Ülke, terörün başladığı günden bu yana geçen 37 yıldır dik duruyor. Tahriklere kapılmıyor.
Devletine ve seçilmişlerine inanıyor.
8 yıl tek başına iktidar olan merhum Özal’a, güvendi ve tahriklere kapılmadı.
Terörün azgın olduğu 1991- 1996 yılları arasında koalisyon hükümetlerinin başı olan Demirel’e, Çiller’e, Baykal’a güvendi.
Tahriklere kapılmadı. Ve terör inişe geçti.
Terörün inişe geçtiği 1996-2002 yılları arasında yine koalisyon hükümetlerinin başı olan merhum Erbakan ve Ecevit’e inandı tahriklere kapılmadı
Terörün tekrar tırmanışa geçtiği 2002-2011 yılları arasında 9 Yıldır tek başına iktidar olan ve hemen her kurum – kuruluşun (Askeriye ve adliye dahil) iş ve işleyişlerine hakim olan Erdoğan’a güvendi.
Halk, Devletine ve hükümetine güveniyor. Tahriklere kapılmıyor. Dik duruyor. Terör örgütlerine prim vermiyor.
Ya siz. Devleti ve ülkeyi yönetenler.
Ya siz ne yapıyorsunuz?