Künye

Haber Arşivi

Ziyaretçi Defteri

Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim 21 Mayıs 2012 Pazartesi
 
      ANA SAYFA
       MALATYA
       MALATYA GÜNDEMİ
       YEREL ANALİZ
       POLİTİKA
       EKO-POLİTİK
       MALATYA KULİS
       MALATYA 5 N 1 K
       ÜNİVERSİTE
       İŞ DÜNYASI
       YAŞAM
       SAĞLIK
       SPOR
       ATA MEDYA
       KÜNYE



Arama

 


Hava Durumu
İstanbul


Kaynak
Devlet Meteoroloji İşleri
Genel Müdürlüğü

Resim Galeri

Albüm Yok



AKP'NİN TEMAYÜLÜNE DAİR...NİYAZİ DOĞAN YAZDI...

...Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: AKP aday adaylarının önemli bir bölümü, Ramazan pidesinin Ramazan'dan Ramazan'a çıkması gibi, seçimden seçime kendilerini bize hatırlatan ve varlıklarının devam ettiğini sadece seçim süreçlerinde öğrendiğimiz, seçimden seçime ortaya çıkan, daha sonra da adeta kış uykusuna yatarak yeni bir seçimi bekleyen isimlerden oluşuyor

25.03.2011  02:44:11 

 

Niyazi Doğan

dogannd@gmail.com


Adalet ve Kalkınma Partisi 12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimlerinde milletvekili adaylarını belirlemek amacıyla yürüttüğü programın ilk aşaması olan ‘Teşkilat Temayül Yoklaması’nı Türkiye genelinde geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleştirdi. Bu kapsamda Malatya’da da 20 Mart Pazar günü Yeşiltepe Spor Salonu’nda  AKP’den milletvekili adayı olmak isteyen 84 aday adayı için temayül yoklaması yapıldı.

 

Temayül (Eğilim) Yoklaması kavramı, son yıllarda AKP tarafından siyasi literatüre yeniden kazandırılan ve 2002’den bu yana hemen her seçim öncesi uzun bir siyasi kulis dönemine damgasını vuran bir kavram.

 

Bu kavramın patenti aslında Milli Görüş geleneğine ait. Milli Görüş geleneğinin erken dönem partisi Milli Nizam Partisi’ni (MNP) saymazsak, Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi (RP) ve Fazilet Partisi’nde milletvekili ve belediye başkan adayları için il örgütleri bazında temayül yoklaması yapıldı çoğunlukla.

 

AKP, her ne kadar Milli Görüş gömleğini çıkardığını deklare etmiş olsa da, genetik yapısındaki alışkanlığı bugüne taşıyarak, 3 Kasım 2002 seçimlerinden itibaren temayül yoklaması uygulamasını siyasi arenada yeniden üreterek yoğun biçimde dolaşıma soktu.

 

Temayül yoklaması, partinin il ve ilçe yönetimlerinin çeşitli kademelerindeki yöneticileri, mahalle, köy ve belde temsilcileri, yani partinin aktif yönetici ve aktif sempatizanlarından oluşan, partili jargonuyla bir bütün olarak teşkilat olarak adlandırılan yerel siyasi yapının milletvekili adayı ya da belediye başkan adayı olarak görmek istediği isimler konusunda tercihini resmi olmayan mini bir seçimle ifade etmesi olarak tanımlayabiliriz.

 

Temayül yoklamasının en önemli özelliği siyasal ve hukuksal olarak herhangi bir bağlayıcılığının olmamasıdır. Bu özelliği ile hakimli ön seçim uygulamasından bütünüyle ayrılır. Hakimli ön seçim sonuçlarının parti genel merkezini bağlayıcılığı bulunurken, temayül yoklaması daha çok teşkilatın ve aktif tabanın nabzını tutmak amacıyla, ağırlıklı olarak da parti içi demokrasi söylemindeki sahteciliği bir nebze olsun maskelemek amacıyla yapılıyor.

 

2002’DEN 2011’E AKP’DE TEMAYÜL YOKLAMALARI

 

AKP, ilki 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde olmak üzere milletvekili genel seçimlerine yönelik olarak 3, belediye başkanlığı seçimine yönelik 1 temayül yoklaması gerçekleştirdi. Malatya’da her 3 seçim ( 2002 – 2007 -2011) öncesindeki temayül yoklaması süreçleri parti içinde yoğun çekişme, kamplaşma ve grupsal düzeyde mücadelelere sahne oldu. Ancak bu mücadeleler, sonuçta galipler ve mağluplar yaratsa da iktidar partisinin yarattığı nimetlerden faydalanmanın bir hayli fazla alternatif yolunun bulunması nedeniyle partinin gücünü zaafa uğratacak düzeye ulaşmadı hiçbir zaman.

 

AKP’nin 1. yaşına bile girmeden tek başına iktidar olmasını sağlayan 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde yapılan temayül yoklamalarının sonuçları geçtiğimiz Pazar günü yapılan yoklamadaki gibi kamuoyuna açıklanırken, 22 Temmuz 2007 seçimi öncesi yapılan yoklamanın sonuçları açıklanmadı. Bu yoklamada oylar kullanıldıktan sonra çıkarılarak sayım bile yapılmadan torbalara doldurularak aynı gün milletvekillerinin nezaretinde Ankara’ya gönderildi. Bu nedenle, Malatya’da bu temayül yoklamasına katılan hemen her milletvekili aday adayı kendini birinci ilan etmekten ve buna dair tevatürlerden oluşan şehir efsanelerini yıllarca tefrika etmekten kendini alıkoyamadı. 2004 Yerel seçimleri için AKP’den Malatya Malatya Belediye Başkanlığı için başvuran 16 isim için de temayül yoklaması yapıldı, ancak bu yoklamanın sonuçları da kamuoyuna açıklanmadı.

 

 

AKP 3. SEÇİMDE DE HIZLI VE AKTİF 

 

AKP her zaman olduğu gibi seçim startını en hızlı ve en erken veren parti oldu. 12 Haziran’da yapılacak seçimi düzenleyen seçim yasa tasarısı henüz 1 Mart’ta meclise sevk edilmemişken, AKP’de seçim çalışmaları çoktan başlamıştı. Seçimin yasal prosedürü henüz hazırlanmamışken AKP örgüt içi seçim genelgesini yayınlamış, aday adayı olmak isteyen parti yöneticilerinin Ocak ayı ortalarında istifa etmeleri gerektiğini duyurmuştu bile.

 

Bu süreçte partinin milletvekili aday adaylığı başvurusu için verdiği son tarih ise 14 Mart’tı. Devlet bürokrasisinde görev yapanların istifa etmeleri için tanınan son gün olan 10 Mart’tan 14 Mart tarihine kadar AKP’ye yoğun bir aday adayı transferi yaşandı. Daha önce yapılan başvurularla birlikte AKP’nin Malatya’daki aday adayı sayısı 91 olarak kayıtlara geçti.

 

Bir bölümü Ankara’da AKP genel merkezine doğrudan yapılan başvurulardan sonra 20 Mart Pazar günü, yani geçtiğimiz haftasonu 91 aday adayından 84’ü teşkilat temayül yoklamasında parti teşkilatının beğenisini kazanmak ve en çok tercih edilen isim olmak için kıyasıya bir yarışa girdi. Tamamı yeniden aday adayı olan mevcut 6 milletvekili ve önceki Malatya İl Başkanı Mustafa Şahin ise temayül yoklamasına tabi tutulmadan, bir üst kategoriden yarışa girdi.

 

Pazar sabahı erken saatlerde Yeşiltepe Spor Salonu’nda başlayan temayül yoklaması öncesinde çok sayıda aday adayı kendilerini delegelere anlatmak / tanıtmak ve oylarını kazanabilmek için son bir atak olarak spor salonunun çevresinde standlar ve çadırlar kurmuş, ortalık adeta bir panayır yerine dönmüştü. Drijan Aşireti’nden Nevzat Öztürk olayı o kadar ciddiye almıştı ki spor salonunun hemen yanına kıl çadırını açmış delegeleri ağırlıyordu. Aydın Elmas ise tüccarlığını yaptığı kayısıyı bu defa bedava dağıtarak delegenin önce gönlünü sonra oyunu kazanmaya çalışıyordu. ‘Bir oy da kayısı için’ sloganı ile çalışan Aydın Elmas, sloganını geçici olarak tersine çevirmiş, ‘Bir kayısı da oy için’ e dönüştürmüştü adeta.

 

Afişler, el ilanları, posterler… Salonun çevresinde binlerce el ilanı, afiş, poster ayak altında… Salona giren herkesin eline dört bir yandan aday adaylarına ait kartvizitler tutuşturuluyor, salon girişinde tam anlamıyla bir delege avı yaşanıyordu. Şehir merkezinden Yeşiltepe’ye giden güzergah üzerindeki binalarda arz-ı endam eden dev aday adayı posterleri, kısa günün karı olarak bina sahiplerinin yüzünü güldürüyordu…

 

Temayül yoklamasında sandıklar resmen saat 16.00’da kapandı. Ama oylama aslında 1 saat öncesinde neredeyse sona ermişti. Önceki seçimlerde olduğu gibi gece geç saatlere kadar süreceği beklentisine karşılık, 2600 delegeden önemli bir bölümünün (En az 600) sandık başına gelmemiş olması oylamanın ve sayım-tasnif işleminin erken bitmesini sağladı. Burada, 2002 yılında 3 Kasım seçimleri için yapılan yoklamada 778 delegenin oy sayım işleminin sabaha karşı 03’te bittiğini hatırlarsak, son yoklamadaki hızı ayrıca takdir etmek gerektiğini de belirtmiş olalım.

 

AKP gibi askeri bir disiplin içinde çalışan bir partinin seçim öncesindeki en önemli etkinliği olan bu oylamaya en az 600 delegenin katılmamış olması kayda değer bir ayrıntıdır. İstanbul Milletvekili Mehmet Sekmen başkanlığındaki koordinasyon komitesinin bu zaafı temayüle ilişkin olarak genel merkeze verecekleri raporda belirtecekleri ve Malatya il yönetiminin bu nedenle dikkatinin çekileceği partiye yakın kaynaklardan edinilen bilgiler arasında yer alıyor.

 

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: AKP aday adaylarının önemli bir bölümü, Ramazan pidesinin Ramazan'dan Ramazan'a çıkması gibi, seçimden seçime kendilerini bize hatırlatan ve varlıklarının devam ettiğini sadece seçim süreçlerinde öğrendiğimiz, seçimden seçime ortaya çıkan, daha sonra da adeta kış uykusuna yatarak yeni bir seçimi bekleyen isimlerden oluşuyor.

 

Malatya için sorumluluk duyduğunu gösterecek tek bir hareketi / eylemi olmayan birçok isim, 2–3 haftalık kampanya sürecinde Malatya’ya dair sevdalarını kanıtlamaya çalıştılar. Malatya gerçekleri ile uzak-yakın ilgisi olmayan ve adına da proje dosyası dedikleri uyduruk, yüzeysel ve anlam içermeyen sözde dokümanlarla ahkâm keserken hiç yüzleri kızarmadı bu arkadaşların.

 

Listedeki isimleri incelediğimizde birçoğunun 2002 – 2007 ve 2011 olmak üzere her 3 seçim öncesinde aday adayı olduğunu görüyoruz. Sayısı bir hayli yüksek olan bu isimler seçmenle Katolik Nikahı kıydığını düşünüyor olacak ki, asla vazgeçmiyor ve her seçimi yeniden doğuşun bir alamet-i farikası olarak kullanmanın dayanılmaz keyfini yaşıyor.

 

Aday adaylığı için 6000 TL’yi gözden çıkaran birçok isim de 6 kişilik milletvekili listesine girmeyeceğinden adını bildiği kadar emin. Lakin, bu isimlerin örtülü amacı farklı. Kimi bürokrasideki mevcut yerini korumak, kimi bürokrasideki yükselişini hızlandırmak, kimi iktidarın çevresinde yer alarak iktidar nimetlerinden bir şekilde yararlanmak, kimi farklı kurumlara yatay-dikey geçişler yapmak gibi ulvi (!) bir amaçla aday adayı olarak siyasetin kaldırma kuvvetinden maksimum düzeyde yararlanma hedefine kitlenmiş durumda.

 

Elbette siyaseti bu ülkeye ve bu kente hizmet etmenin bir entrümanı olarak değerlendirmeyi düşünen ve bu yolda samimiyetle çalışan aday adaylarını tenzih ediyoruz. Ama AKP’nin 91 kişilik listesini tek tek irdelediğimizde ve bu isimleri iktidar partisinin yanıbaşında konuşlanmaya iten dürtüyü analiz ettiğimizde maalesef az önce vurguladığımız gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyoruz.

 

TEMAYÜL YOKLAMASINDA ZAFER KAZANANLAR NE KADAR SEVİNMELİ? 2002 ÖRNEĞİ

 

AKP Teşkilat Temayül Yoklaması’nın sonuçlarına göre ilk sıralarda yer almak, adaylığın garantilenmesi anlamına gelmiyor. Temayül Yoklaması Koordinasyon Kurulu Başkanı AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Sekmen ve Kahraman Maraş Milletvekili Avni Doğan’ın da salonda defalarca vurguladığı gibi bu sonuçlar en az 10 aşamalı bir çalışmanın ilk aşamasını oluşturuyor. Avni Doğan’ın deyimi ile, 10 puanlık bir sınav için temayülde başarılı olmak 1 puan anlamına geliyor.

 

Zaten bu gerçek 2002’deki temayül yoklamasının sonuçları değerlendirildiğinde açıkça ortaya çıkmaktadır. Size önce 3 Kasım 2002 seçimi öncesindeki yoklamanın sonuçlarını aktarmak istiyorum: 1. Ali Osman Başkurt 337, 2. Öznur Çalık 246, 3. Namık Şahin 217, 4. A. Münir Erkal 212, 5. Fuat Ölmeztoprak 190, 6. Hasan Aydoğan 190, Abdullah Polat 182.

 

Bu yoklamada 2. sırayı alan Öznur Çalık 3 Kasım seçimlerinde 6. sırada aday gösterildi ve seçilemedi. Namık Şahin ise listeye bile dahil edilmedi. 6. ve 7. sıradaki isimler Hasan Aydoğan ve Abdullah Polat da listenin bütünüyle dışına atıldılar.

 

20 MART 2011 TEMAYÜL YOKLAMASI: 5 N 1 K

 

Öncelikle şunu vurgulamalıyız ki, AKP Malatya İl Yönetimi, bazı milletvekilleri ve Belediye Başkanı Ahmet Çakır olmak üzere başta Sami Er ve Emine Şamdancı olmak bazı aday adayları lehine pozitif ayrımcılık yaparak bu isimlerin bir paket halinde desteklenmesinin yolunu açtılar. O kadar ki, salonda özellikle kadın ve gençlik kollarının delegeleri yönlendirmeleri gözden kaçmadı.

 

Öne çıkan aday adaylarını yakın plan irdelemek için isim isim gidelim:

 

Sami Er: Temayül yoklamasında en yüksek oyu aldı, 84 kişilik listede en çok tercih edilen isim oldu. 920 oy alarak 1880 geçerli oyun yaklaşık % 50’sini kazandı. Her iki delegeden biri Sami Er dedi. Çalışkan, kararlı ve organizasyon yeteneği yüksek bir portre olarak öne çıktı.  Ancak, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri iken milletvekili aday adayı olmak amacıyla istifa eden Sami Er’in temayül yoklamasına katılan –Eski belediye başkanı C. Akın ve Emine Şamdancı hariç- 81 isimle yarıştırılmış olması bence diğer isimler aleyhine haksız bir rekabet ortamı yaratmıştır. Çünkü, Malatya’da merkezi yönetim adına ilçelere, beldelere, köylere ve mezralara giden hizmetlerin büyük bölümü 15 gün öncesine kadar Sami Er’in başında bulunduğu kurum üzerinden gidiyor, böylelikle Sami Er ile AKP’nin ilçe, belde ve köylerdeki delegeleri arasında sıcak-samimi bir zeminin oluşması için son derece elverişli koşullar oluşuyordu. Delegelerin büyük bölümü Sami Er aday gösterilse de, gösterilmeyip eski görevine de dönse her halükarda kendisiyle zorunlu olarak muhatap olacaklarının bilincinde olarak Sami Er lehine oy kullandı.

 

Sami Er, Malatya’ya geldiği / getirildiği ilk günden itibaren nihai hedef olarak politikaya atılmayı belirledi ve bulunduğu konumda bu hedefi gerçekleştirmek doğrultusunda çalıştı. 2009 yerel seçimlerinde belediye başkan adayı olmak konusunda ‘Teklife açığım’ anlamına gelecek açık mesajlar verdi ama, o günün koşullarında başkanlık adaylığı gerçekleşme şansı bulamadı. Başkanlık şansını kaybettikten sonraki hedef ise, hiç kuşkusuz 12 Haziran milletvekili seçimleriydi. Hep bu hedefe kitlenerek çalıştı ve çalışmalarının propagandasını bürokrat gibi değil, AKP’li bir siyasi gibi yürüttü. Elinde devletin devasa imkânları bulunan bir bürokrat ile AKP’ye aidiyeti ya da siyasal birikimlerinden başka bir sermayesi olmayan insanların aynı kulvarda yarıştırılması adil bir tutum değildir. Sami Er’i 81 diğer aday karşısında devlet olanakları ile olağanüstü avantajlı hale getiren bu üstünlüğe ilave olarak AKP Malatya İl Yönetimi’nin bütün kurulları ile yoklama öncesi, üstü örtülü, lakin anlaşılır biçimde, Sami Er’in desteklenmesi gerektiğine yönelik mesaj vermesi ve böylelikle teşkilatın müzahiriyetini kazanamayan diğer isimler aleyhine Sami Er için pozitif ayrımcılık yapmış olması 920 oy ile sağlanan temayül yoklaması başarısının bir başka şifresidir.

 

Yaygın bir kanaat olarak AKP Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün de Sami Er’i desteklediği ve etkileyebileceği her delege ile konuşarak Sami Er’e yönlendirdiği ileri sürülüyor siyasi kulislerde. Ancak, halen milletvekili olmasına karşın Ömer Faruk Öz de yeni dönem için bir aday adayıdır ve Sami Er onun da rakibidir. Böyle bir durumda üç ihtimalden söz edebiliriz: 1- Ömer Faruk Öz şu ana kadar listedeki yerini garantilemiştir, bundan sonra Sami Er’i mesai arkadaşı yapmak için çalışmaktadır. 2- Kulislerdeki iddialar doğru değildir. 3- Kendi ayağına kurşun sıkıyor.

 

Bu arada Sami Er’in Malatya İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği görevi sırasındaki icraatlarını mercek altına alan Mülkiye başmüfettişlerinin hazırladığı Teftiş Raporu ve Sayıştay başdenetçilerinin 2010 yılı denetim raporunun Sami Er’i adaylık yolunda sıkıntıya sokacak bir içeriğe sahip olduğu ileri sürülüyor. Bu konudaki iddiaların doğru olması halinde temayül yoklamasının etkisini bir hayli azaltacağı ifade ediliyor.

 

Mehmet Görgeç: Sami Er’in bir hayli altında (526) oy almış olsa da temayül yoklamasının 2. en çok tercih edilen ismi. ANAP’taki yıllarından bu yana Malatya yerel siyasetinde anılan ve tanınan bir isim olarak delegelere ulaşmada zorluk çekmemesi ve iletişim kurabilmesi başarıyı getirdi. Parti yönetimi tarafından kısmen desteklendi ve kimi delege grupları organize biçimde kendisine kanalize edildi. Ama burada vurgulanması gereken temel ayrıntı, Mehmet Görgeç’in mikro milliyetçilik dürtülerini organize ederek bu yolla siyasi rant devşirmeye kalkışanlara Dr. Zeynal Kayan gibi karşı koyarak aşiret yapılanması üzerinden değil, bütün delegelere ayrımsız ulaşarak başarı kazanmasıydı. Ancak aşiret üzerinden politika yapmama tavrı bugün için doğru bir tavır olsa da 2007’de Dengir Mir Mehmet Fırat’ın aşiretin adayı olarak Malatya’ya davet edilmesi için Ankara’ya giden heyet içinde yer alması bu konudaki duruşun dönemsel ve değişken olduğu kuşkusunu beraberinde getiriyor.

 

Ali Osman Başkurt: Temayül yoklamasının sürpriz ve başarılı ismi. Kendisine sorulsa elbette ‘Sürpriz değil’ diyecek. Çünkü AKP’nin Malatya kurucu il başkanı ve 2002–2007 dönemi milletvekili. Ancak yoklamadan önce parti çevrelerinde mini bir anket yapılsaydı Ali Osman Başkurt’un bu başarıyı sağlayacağı yönünde herhangi bir veri elde edilmesi bir hayli zordu. AKP teşkilatının yönetim dışındaki delegeleri sessiz ve habersiz bir vefa örneği ile Ali Osman Başkurt’u 477 oy ile 3. sıraya taşıdı. Ayrıca AKP Gençlik Kolları Başkurt’a ciddi destek verdi, delegelerin oylarını kullanma aşamasında yönlendirildiğini söylersek temelsiz konuşmuş olmayız. Burada şunu da vurgulamakta fayda var: Ali Osman Başkurt, milletvekilliği sonrası 4 yılda taktik yanlışlara imza attı. Özellikle Malatya ziyaretlerinde yerel gazete ve televizyonlara yaptığı açıklamalarda mevcut AKP milletvekillerini yerden yere vurması, kendisinden sonra Malatya’ya hizmet gelmediğini, devam eden hizmetlerin de kendisinin başlattığı projeler olduğunu vurgulaması, ‘Herşey benimle başladı ve benimle bitti’ şeklinde bir algı ile hareket etmesi parti disiplini ve iç işleyiş bakımından eksi puanlar olarak kendisine dönmüştür. Şayet 2007 seçimlerinden sonra teşkilatla, il yönetimleri ve kendisinden sonraki milletvekilleri ile çok daha sıkı bir diyalog içinde olmayı başarabilseydi, sıralamada yeri çok daha iyi olabilirdi. Şu bir gerçektir: Öznur Çalık ve İhsan Koca’yı AKP’ye monte ederek bu isimlerin parti içinde adım adım yükselmelerinin yolunu açan kişi Ali Osman Başkurt’tur. Fakat hastalığında, elinde tuttuğu bu isimlerin bir telefon dahi açmayarak sağlık durumunu sormamalarını dert etmesi, bunu medyaya taşıyarak partisinin temsilcilerini eleştirmesi çok da anlamlı değildir. Başkurt’un 4 yıllık boşlukta bir diğer yanlışı 5 yıllık milletvekilliği deneyimini en azından bir sivil toplum örgütü içinde yer alarak veya yeni bir sivil toplum inisiyatifi oluşturarak topluma aktarmamasıdır. Başkurt bunun yerine yeni bir seçimi beklemeyi tercih etti. Bu yanlışlara rağmen yoklamada 3. sırayı alarak ‘Brütüsleri’ne ‘Yıkılmadım, ayaktayım’ mesajı verebilmiş olması onu çok mutlu etti. Mutluluğunu temayülden sonra Öğretmenevi’ndeki çiğköfte partisi ile kutladı. Ali Osman Başkurt 2002’deki ilk temayül yoklamasında 758 geçerli oyun 337’sini alarak 1. olmuş, 3 Kasım 2002 seçimlerinde de 1. sıradan milletvekili adayı gösterilerek milletvekili seçilmişti.

 

Metin Tay: Yoklamada 433 oy alarak 4. sıraya yerleşti. Kendisini tanımayanlar bu sonuç için sürpriz nitelemesi yapabilir. Ancak son birkaç yıldır partinin il örgütünde yönetici olarak yer alması, 2007’de de aday adayı olarak sahneye çıkması ve sonuçları açıklanmayan o temayül yoklamasına katılmış olması, hedefine ulaşmada ısrar göstermesi Metin Tay’ın avantajları olarak değerlendirilebilir. Sessiz ve derinden çalışarak, kısmen de parti il yönetiminin desteğini arkasına alarak iyi bir çıkış yakaladı. Merkez delegeler dışında Arapgir ve Arguvan ilçelerinden bir hayli oy topladığı belirtiliyor.

 

Hacı Bayram Zengin: 4. sırayı 5 farkla Metin Tay’a kaptıran Eski Sağlık Müdürü Dr. Hacı Bayram Zengin 428 oyla AKP delegeleri tarafından en çok tercih edilen 5 isimden biri oldu. AKP hükümetinin geniş kitlelere dönük sağlık uygulamalarının yeniden yapılandırılmasının Malatya ayağında ve hükümetin sağlık sektöründe önem verdiği yeniliklerin halka ulaştırılması yolunda önemli çalışmalara imza attı. Özellikle Türkiye’nin birçok kentinde bir hayli sorunlu biçimde uygulamaya başlanan Aile Hekimliği uygulamasının Malatya’da sancısız bir şekilde yürürlüğe girmesini sağlaması kamuoyu nezdinde tanınırlığını arttırdı. Birçok aday adayı belirli belde ya da ilçelerden gelen blok oylarla, yani dar çevre oyları ile öne çıkarken, H. Bayram Zengin devlet bürokrasisinde etkili bir görevde olmanın yarattığı avantajın da sağladığı iletişim olanaklarıyla başta merkez olmak üzere, az ya da çok her ilçe ve beldeden oy alarak aktif partililerin en çok tercih ettiği ilk 5 isim arasına girdi. Birçok aday adayı ‘6 kişilik listede ortak işaretlenme’ konusunda güçbirliği yaparak çeşitli kombinasyonlar denerken, Zengin, delegelere tek tek ulaşma yöntemini seçerek delegelerin özgür iradesine saygı gösterdi.

 

Nevzat Öztürk: ANAP’ta merkez ilçe başkanlığı yapan Öztürk yerel siyasette tanınan bir isim. Drijan Aşireti’nden destek gördüğü belirtiliyor. Özellikle Yazıhan ve Arguvan delegelerinden oy topladı. Aynı aşiret mensubu İl Genel Meclisi Başkanı Naci Şavata’nın da Öztürk’e destek verdiği ifade ediliyor.

 

Emine Şamdancı: AKP’nin akademisyen aday adayı. 2008’de Erzincan Kemah’ta şehit edilen Kurmay Yarbay Mikdat Şamdancı’nın eşi. Arguvan Güveçli Köyü doğumlu. Şamdancı’nın aday adaylığı öyküsü bir hayli ilginç. Kulislerde dillendirilen ve kendisinin de reddetmediği iddialara göre AKP Genel Merkezi şehit aileleri ile daha yakın ve sıcak bir diyalog kurabilmek amacıyla bazı önemli illerde şehit yakınlarını 12 Haziran seçimlerinde aday gösterme kararı aldı ve bu karar doğrultusunda Malatya’dan Şehit Kurmay Yarbay Mikdat Şamdancı’nın eşi İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emine Şamdancı’ya teklif götürüldü. Emine Şamdancı temayül yoklaması sonrasında bu konudaki sorularımızı cevaplandırırken politikaya Başbakan Erdoğan’ın teşviki ile girdiğini ifade ederek kulislerdeki iddiaları güçlendiren bir açıklama yaptı. AKP Kadın Kolları ‘Emir yüksek yerden’ misali Emine Şamdancı için yüksek performans sergiledi. Yoklama öncesi toplantılarda ve yoklama sırasında AKP’li kadınlar Şamdancı’nın ilk sıralarda yer alması için gerekli yönlendirmeyi yaptı. AKP Kadın Kolları adeta Emine Şamdancı’yı kanatları altına alarak meclise göndermenin provasını yaptı. Böylelikle AKP delegelerinin daha 1 hafta öncesine kadar adını bile duymadıkları bir akademisyen kadın temayül yoklamasında yıllarını partiye vermiş çok sayıda ismi geride bırakarak ilk 7’ye adını yazdırma başarısını gösterdi. Şamdancı’nın bir kadın politikacı olarak AKP’de parlayan bir isim olması mevcut milletvekili Öznur Çalık’ın siyasi kariyerini nasıl etkiler? Şimdilerde cevabı aranan sorulardan biri de bu. Şamdancı’nın genel merkez tarafından ‘teklif götürülen’  isim olarak politikaya girmesi, Öznur Çalık’ı negatif yönde etkileyebilmesi ihtimali kadar, AKP’nin Malatya listesindeki kadın aday sayısını  2’ye çıkarılması üzerinde de duruluyor. Meclisteki kadın sayısını en az 2 katına çıkarmayı hedeflediğini açıklayan AKP’nin bu tavrı Öznur Çalık için tehlike çanlarının çalmadığını gösterse de, aday listelerinin açıklanacağı 11 Nisan gününe kadar Emine Şamdancı’nın Öznur Çalık’ın tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanacağı da bir gerçektir.

 

Buraya kadar değerlendirdiğimiz isimler yoklamada 400’ün üzerinde oy alan aday adaylarından oluşuyor. Elbette 84 ismi tek tek değerlendirmemiz mümkün değil. Ancak, 7 isme ilave olarak 288 oyla 11. sırada kalan eski belediye başkanı H. Cemal Akın’a da ayrı bir paragraf açmak gerekiyor.

 

H. Cemal Akın: Bu yoklamanın en çarpıcı sonuçlarından biri Malatya’da AKP’den 5 yıl belediye başkanlığı yapan H. Cemal Akın’ın partisinin teşkilatı ve aktif tabanı ile ilişkisinin ciddi anlamda ve derin boyutlarda deformasyona uğradığının ortaya çıkmasıdır. Yaklaşık 2000 AKP’li delegenin sadece % 14’ünün oyunu alabilen eski belediye başkanı, AKP’de bugüne kadar esamesi bile okunmayan birçok ismin gerisinde kalarak bir bakıma belediye başkanlığı döneminde parti teşkilatı ve milletvekillerini by-pass eden, partinin yerel unsurlarını yok sayan, belediyeyi avukatlık ofisi ekibi ile yönetmeye kalkışan ve AKP’nin tepe yöneticileri ile arkadaşlık ilişkisini siyaset yapmanın tek yolu olarak bilen yönetim anlayışının bedelini ödemek zorunda kaldı. AKP’li delegeler Cemal Akın’ı bırakın ilk 6’da ilk 10’da bile görmek istemediklerini açıkça ortaya koyarak genel merkeze güçlü bir mesaj gönderdi. Üstelik Cemal Akın’ın aldığı 288 oyun yarısından fazlasının akrabalık ilişkisi içinde olduğu Doğanşehir’den blok oy olarak gelmesi, Akın’ın parti tabanındaki gücü ve nüfuzunun yerlerde süründüğünü gösteren bir başka gösterge oldu. Akın’ın 2009 yerel seçimlerinde yeniden aday gösterilmemesinden sonra, partisi AKP’ye değil, partisinin rakiplerine çalıştığına dair AKP il yönetiminin yaygın ve ciddi bir kanaate sahip olması, hatta bu hususun 2009 SKM Raporu ile parti genel merkezine bildirilmiş olması Akın’a yeni bir şans verilmesini engelleyecek en önemli unsur olarak değerlendiriliyor. Şunu da vurgulamak zorundayız: Politikada kesin yargılar yanıltıcı karakter barındırır. Bu yüzden Akın’ın aday gösterilmeyeceği şeklinde kesin bir yargıya varamayız elbette. Ama yukarıda vurguladığımız hususlar dikkate alındığında teşkilatla ve aktif tabanla bağı olmadığı ölçülebilir verilerle ortaya çıkan Akın'ın aday yapılmasının  sürpriz olacağı da kabul edilmelidir.

 

HAYAL KIRIKLIĞI LİGİ:

 

Dr. Ali Yalçın: Malatya’da 100 bin mensubu olduğu ileri sürülen Rışvan Aşireti’ni dernek çatısı altında organize ederek siyasete hızlı bir giriş yapmak istedi. Ancak 2000 delegeden sadece 148 oy alarak başarısız oldu. Feodalitenin fosilleşmiş yöntemlerini kullanarak demokrasiye vurgu yapmanın doğal sonucu bu olsa gerek. Rışvan Aşireti’ne mensup insanların özgür iradelerini tek kişide birleştirmek, bir başka deyimle binlerce insanın iradesini yok sayarak onlara kelle muamelesi çekmek, bunu da bir sivil toplum örgütlenmesi adı altında yürütmek demokrasinin toplumsal kanallarla buluşmasını engellemekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

Mehmet Bulut: Malatya’daki Baskil lobisine güvenerek aday adayı oldu. Milli Eğitim Müdürlüğü görevini AKP’li milletvekillerinin güdümünde yaparak AKP camiasını kazanmaya çalıştı. Ama olmadı. İstifa etmeden önceki makamını korumak için mi gerçekten aday olmayı zorlamak için mi aday adayı oldu? Bu sorunun cevabını net olarak bilemiyoruz. Ancak, Mehmet Bulut 182 oy ile hayal kırıklığı liginde kalmıştır. Bulut aday olmasaydı yine Baskil kökenli olan 4. sıradaki Metin Tay daha yüksek oyla üst sıralara tırmanabilirdi.

 

Sait Kabadayı: Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki başarılı (!) çalışmalarını siyasette devam ettirebilme şansını zayıflattı. İddiaya göre TSO’da Başkan Hasan Hüseyin Erkoç ile aralarındaki soğuk savaş nedeniyle zaten bu kurumdan ayrılmayı düşünen Kabadayı, AKP aday adaylığı ile bir başka kuruma geçme şansını yakaladı.

 

BENCE…

 

İstanbul Vali Yardımcısı iken istifa ederek aday adayı olan Ali Kazgan, Münir Doğan Ölmeztoprak ve Hüseyin Bakırcı aynı kaynaktan oy alabilecek isimler olarak birbirlerinin şansını azalttılar. AKP Milletvekili Fuat Ölmeztoprak’ın eşi Sadiye Ölmeztoprak’ın vefatı ve temayül yoklamasının yapıldığı gün Akçadağ’da toprağa verilmesi Ali Kazgan, Münir Doğan Ölmeztoprak ve Hüseyin Bakırcı’nın oy sayısını negatif yönde etkiledi. Çünkü hem Akçadağ delegelerinin bir kısmı yoklamaya katılamadı, hem de sözkonusu 3 aday da cenaze töreni nedeniyle salona gelemedi. Bu durum her biri 200’ün üzerinde oy alan 3 aday adayının performansını bir hayli zayıflatan bir talihsizlik oldu.

 

Dr. Zeynal Kayan, aşiret oylarını basamak olarak kullanmadan, tek tek delegelere ulaşarak 263 oy aldı ve iddiasız görüntü altında iddialı bir çıkış yaptı.

 

Aysel Çelikyay, herhangi bir organize güce yaslanmadan, özgüveni ve medeni cesareti ile yürüttüğü kişisel kampanyası sonucunda milyarlarca para harcayan kimi aday adaylarını geride bırakarak dikkatleri üzerinde toplamayı başardı.

 

Genç aday adayları K. Volkan Demirel ve Kemal Oğuz dinamizmleri ile kısa sürede AKP delegeleri ile sıcak iletişim kurarak siyasetin genç yüzleri olarak varlıklarını hissettirdiler. Bu kategoride Ahmet Turan Serttaş Malatya’da eğitime yönelik yaptıkları hizmetlerin siyaset dünyasında karşılık bulmamasından üzüntü duydu.

 

Gazetecilik yönü de olan Güven Akıncı gençler kategorisinde kısa sürede başarılı bir performans göstererek 187 oy aldı ve dikkatleri çekti.

 

Sayıştay Müfettişi Muzaffer Sağlık, hiç gereği yokken ‘Beni Ahmet Çalık’ destekliyor şeklinde arka planı olmayan bir açıklama yapmasaydı ve bu açıklaması yüzünden ilk günden ‘yalanlanan siyasetçi’ pozisyonuna düşmeseydi daha yüksek oy alarak üst sıralara yerleşebilirdi.

 

TEMAYÜLDE ŞAİBE İDDİASI... PEKİ SONUÇLAR İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

 

Temayül yoklaması bitti ama kavga bitmedi henüz. Bekledikleri sonucu alamayan birçok ismin yoklamada mükerrer oy kullanıldığı ve salona gelmeyen delegeler yerine oy kullanıldığı iddiasıyla genel merkez nezdinde temayül sonuçlarının geçersiz sayılması için girişim başlattığı belirtiliyor. Örnek olarak Darende Kadın ve Gençlik Kolları’ndan hiçbir delegenin salona gelmediği halde oylarının kullanıldığı ileri sürülüyor. Özellikle 300’ün altında oy alan aday adaylarının son bir çare olarak sarıldığı ‘Temayülü iptal ettirme’ girişiminin sonuçsuz kalacağını bildikleri, ancak ‘Sonuçlara şaibe bulaştı’ iddiasını yayarak temayül sonuçlarının etkisini minimize etmeye çalıştıkları ifade ediliyor.

 

Bu Haber 372 Kere Okundu Yazdır
 Cem Ali Tarafından 07.04.2011 18:50:57  Tarihinde yazılmıştır.

[601]  

Sayın Yazar burada 2 noktaya değinmek istiyorum: Birincisi Cemal Akın, halka birebir soralım göreceksiniz cemal akın %14 mü yoksa 50 mi?. AKP Malatya yönetimi ve milletvekilleri faktörlerine rağmen %14 almıştır. Yiğidi öldür hakkını yeme.İkincisi aşiret üzerinden siyaset yapanlar. siz anlarsınız. bunlar keşke diyorum akp nin al gülüm ver gülüm oylamasına girmeselerdi. Mehmet görgeç partinin destekleyerek aşiret içinden çıkardığı aday adayıdır,ikinci yapıldı. O kadar demokratsanız hadi ilk beşte gösterin de görelim. KISACASI AKP'yi MALATYA'DA PÜTÜRGELİLER YÖNETİYOR KARDEŞİM.
 benan ateş Tarafından 29.03.2011 01:04:16  Tarihinde yazılmıştır.

[597]  

munır dogan olmeztoprak mılletvekılı olarak gormek ıstıyoruz

 Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız :

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodunuz: 8685197

 

Bugünün Gazetesi



Yazarlar
 NİYAZİ DOĞAN
İKTİDARA SİGORTALANMAK UĞRUNA...
 ŞENOL YALVAÇ
YENİ MALATYASPOR'DAKİ ARIZAYA DAİR
 GONG
BAKAN AMA GÖREMEYENLER

Anket

FETHULLAH GÜLEN'İN İSRAİL TEZLERİNİ SAVUNAN AÇIKLAMASI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

AMERİKA'NIN BASKISIYLA KONUŞTU

DOĞRU BULUYORUM

KINIYORUM

Tüm Anketler


Video Galeri

Video Yok


Günlük Gazeteler

  Künye - Okuyucu Yorumları - Ziyaretçi Defteri - İletişim - Giriş Sayfam Yap - Sık Kullanılanlara Ekle - Haber Arşivi

Malatya İnfo - Malatya'dan Dünyaya, Dünyadan Malatya'ya Her Hakkı Saklıdır ©  http://www.malatyainfo.com 
Yazılım: ercans@gmail.com 0,03