|
MİŞMİŞİSTAN
Yaşar KARAASLAN
Tarım alanları korunacakmış (?)!...
Kuzey Çevre yolu ile ilgili Vali Ulvi Saran başkanlığında bir toplantı yapılacağını duyunca kendi kendime “Acaba, vazgeçtiler mi?” diye bir safça bir düşünce geçti aklımdan.
Kendimce “aklın yolu bir, verimli tarım arazilerinin yok olmasına kimsenin gönlü razı olmaz” diye düşünüyorum ya!.
Yanıldığımı toplantı öncesi karşılaştığım ve ayaküstü sohbet ettiğimiz yetkililerin ifadelerinden anladım ve üzüldüm. Nasıl üzülmeyeyim ki.
Malatya için çalıştığını ve tarım alanlarının korunması gerektiğini üzerine basa basa söyleyen yetkililer Kuzey Çevre yolu projesi için “ne yapalım yukarısı istiyor” diyerek kendi uzmanlık alanlarındaki topu Vali Saran’a ve AKP’li milletvekilleri ile diğer siyasilere atıyorlardı.
“Peki, yukarısı (Her kim veya makamsa) sizin raporlarınızı, görüşlerinizi dikkate almıyor mu? Benim bildiğim üst makamlar, uzmanların görüş ve raporları doğrultusunda karar verirler. Başka türlüsü olası değil” deyince inanınız olsun kendi konularında uzman olan güya Malatya sevdalıları ses çıkarmadılar.
Toplantıya geçtik. Sayın Vali Saran’ın açış konuşmasından sonra İl Özel İdare temsilcisi ve yaklaşık 7-8 yıldır Toplulaştırma uygulamasının tepesindeki arkadaşımız Ziraat Mühendisi Basri Dağdelen, 54 Km’lik güzergahı içeren bölge haritası üzerinde kendileri tarafından yapılan çalışmaları anlattı. Sayın Dağdelen, konuşmalarında o bölgede TOPLULAŞTIRMA yöntemi ile yaptıkları çalışmalarla Tarım alanlarının korunduğunu ve daha verimli hale getirildiğini sık sık vurguluyordu.
Toplulaştırma nedir?
Toplulaştırma tanımını özetle “Tamamıyla toprak ıslahını amaç edinmiş, tarımsal gücü arttırmak ve miras yoluyla da olsa bölünerek yok olmasını önlemek istenen uygulamadır.” Şeklinde tanımlayabiliriz.
Toplulaştırma ile İmar Uygulamalarında hedef aynı. Arsa veya arazi kazanmak.
Aradaki fark, İmar uygulamaları “Yapılaşmaya” , Toplulaştırma ise “Tarım alanları” kazandırmaya yönelik olarak kamunun başvurduğu uygulamalardır.
Toplulaştırma uygulamasını yakından izleyen biri olduğum için gerilere gittim. 2000’li yılların başına. İkizce yazısında bulunan (İkizce, Görgü, Duruldu, Fatih, Özal... gibi 11 civarındaki köyü kapsayan alan) ve 1996 yılında başlayan toplulaştırma yapılan bölgelerde neler var? Bir kısmını paylaşalım:
- 1. ve 2 OSB şimdi de 3. OSB fabrikaları
- Hazır Beton santrali
- Afet Konutları (Bayındırlık Bakanlığı)
- Kamu binaları ve kamuya ait ocak ve şantiyeler TEDAŞ- Özel İdare- Belediye Asfalt Şantiyesi)
- Eğitim Tesisleri (Birçoğu kuruluş aşamasında) daha bunun gibi birçok kamu ve özel tesisler ya kurulu ya da kurulma aşamasında. Ki bundan sonra yapılacaklar da cabası
Yani Tarım Alanları dışında hemen hemen tüm yapılar var. Viyadük de faaliyete geçerse mesken alanları da kendiliğinden oluşacak.
Bir de olayın sosyal boyutu var. Yanlış yorum veya kayırmacı anlayışlar sonucu yöre halkını birbirine düşüren (hatta aynı aile fertlerini bile) sosyal barışı bozucu uygulamalar.
İkizce Bölgesinde “Tarım alanlarının korunduğu” (!) Toplulaştırma yöntemi kuzey çevre yolu güzergâhında uygulanıyor.
Devamı var…
|