|
MİŞMİŞİSTAN
Yaşar Karaaslan
Saadet Partisi İl başkanı Mehmet Asiltürk, geçtiğimiz hafta başında yaptığı basın toplantısında gazetecilerin imar yolsuzluğu ve Altın Kayısı arsasını alan firmanın talep ettiği ek inşaat yoğunluğunun verilmesiyle ilgili sorulan sorulara verdiği yanıt ve ondan sonra AKP Belediye meclis grubu adına verilen yanıtta AKP’nin muhalefete “SÖZ”de değil “ÖZ” de bakış açısını ve muhalefeti inanç baskısıyla sindirmesi başta olmak üzere pek çok şey gözlemledik.
Okurlarımız bilirler. Muhalefet partilerinin AKP iktidarına karşı görevlerini yeterince yapmadıklarını sürekli eleştirir dururuz. Hatta parti üst düzey yöneticilerinin ilimizi ziyaretleri sırasında da konuyu gündeme getirip “Neden görevinizi yapmıyorsunuz?” diye sorardık. Tabi bu durumda o partinin (CHP-MHP-ANAP-DYP- DSP-SP) İl yetkilileri tarafından hoş karşılanmaz şakayla karışık “ Bizleri yine şikayet ettin ya helal olsun” diye takılırlardı. Sorularımızın yanıtı da basın toplantılarında farklı, sohbette farklı idi. (Sol partiler “CHP-DSP” inançsal eleştiri formatından uzak ama onlara da dinsizlik-inançsızlık etiketi yaftalanırdı, yani format farklı olsa da kapsamı aynıydı) Basın toplantılarında yaptıklarını anlatırlarken sohbet esnasında ise “ Ne yapacağımızı şaşırdık. Görevimizi yapmaya çalıştığımız da hemen etkili ve yetkili güçlü kişiler devreye girer ve “ne yapıyorsunuz yav?” “kime karşı muhalefet ediyorsunuz?” “kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz?” baskısını kurarlardı. Bu baskılardan bir türlü kurtulamıyoruz. Hatta bazen sol partileri yaftaladıkları gibi “dinsizlikle” suçlanırdık.” Diyerek muhalefet görevini gereği gibi yapamadıklarını itiraf ederlerdi.
Bu itirafları en son MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilimizi ziyareti nedeniyle ilimize gelen MHP Tekirdağ Milletvekili hemşerimiz Kemalettin Nalcı ve SP İl Başkanı Mehmet Asiltürk’le yaptığımız özel sohbetlerde dinlemiştik.
AKP’yi (Ağaların ve Kompradorların Partisi) eleştirmek onların icraatları hakkında olumsuz konuşmak, Ali Dibolarını, şuyulandırma adı altında 1.5 Km yürüyen arsalarını, imarda dönen ve yandaşlarına trilyonlarca liralık rantları yandaşlara akıtmalarını, kendilerine yakın kişi veya gruplara örneğin MGG’ye, örneğin bir sağlık grubuna verdikleri ek inşaat yoğunlukları ile MGG’yi (Malı Götürme Grubu) Altın Kayısı Oteli arsasını alan grubuna hatırı sayılır dünyalıkları kazandırmalarını, kendilerine sadakatle hizmet edecek kadroları (yeteneksiz de olsa) kamu kurumlarına doldurarak devletin memuru yerine kendi memurunu yarattığı, domuz avını yasakladığını, değerli maden alanlarını (toryum-mangezyum gibi), fabrikalarını, arsalarını ABD-Yunan-İngiliz- İsrail gibi yabancı ülkelere satmalarını ve bunlar gibi nice yolsuzluk ve usulsüzlükleri vs. vs. vs muhalefet partileri olarak dile getirdikleri zaman “Dinsiz” “imansız” “inançsız” olacaklar.
Soyut olan gözlem ve edindiğimiz izlenimlerimizi, AKP Meclis grup başkan vekili imzasıyla yayınlanan açıklamayı okuyunca tamamen somutlaştırdık ve pekiştirdik. Ne diyor Sayın AKP’li başkanvekili; "Saygıdeğer kamuoyunun da yakından takip ettiği ve malumu olduğu üzere, meşru siyasi zeminde hiçbir varlık gösteremeyen, aklı selim bir muhalefet sergilemekten aciz olan, sürekli iftirayla, çamur siyasetiyle, makyevelist (amacı için her türlü yolu meşru gören) ve oportünist (günü kurtarmaya çalışan) tutum ve davranışlarıyla gündemde kalmaya çalışan, güttüğü seviyesiz siyasetin, iftiraların, dedikoduların, yine en güzel cevabını 29 Mart Yerel Seçimlerinde saygıdeğer halkımızdan alan; fakat yenilen güreşçi misali güreşe doymayan, aldıkları hezimetin psikolojik travmalarını hala üzerinden atamayan, bundan dolayı da hırçınlaştıkça hırçınlaşan, yalnızlaştıkça yalnızlaşan, aklı selimi kaybeden, feraseti bağlanan ve en önemlisi bu tutum ve davranışlarıyla; partisinin genel siyasetteki üslubuna ve her zaman saygı duyduğumuz, derin bir sevgi ve muhabbet beslediğimiz tabanına karşı da haksızlık yaptığına inandığımız….
Demek ki neymiş?
AKP’yi eleştirirseniz tabanınıza haksızlık yaparmışsınız!.. Dinsiz olurmuşsunuz-imansız olurmuşsunuz inançsız olurmuşsunuz!..,
Bu AKP Taifesi değil miydi İstiklal Savaşı’nın Galip Hocası Celal Bayar’ı, Turgut Özal’ı bile Müslüman saymayarak Abdullah Gül’ü “Müslüman birini ilk kez Çankaya’ya çıkartacağız” propagandası yapan...
Aman ha dikkat edin. Yoksa çarpılırsınız ha. |