|
Doç Dr. Haldun EROGLU
Son senelerde tarih araştırmalarında gözle görülür bir şekilde bölge ve şehir tarihciliği öne çıkmaktadır. Bu çalışmalar şüphesiz ki bir bütünlüğü ortaya koyması açısından devletler ve milletler tarihi içerisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Şehir tarihciliği ile ilgili bu tür çalışmalardan birisi de, araştırmacı Adnan Işık'ın kaleme aldığı 'Malatya 1830-1919' adlı eserdir. Eser, kapsadığı dönem itibariyle Osmanlı devletinin son dönemi'nde şehirlerin sosyal, kültürel, idari ve ekonomik durumları hakkında önemli bilgiler içeren iyi bir örnektir. Araştırmacı Adnan Işık'ın da itiraf ettiği gibi eser, tarih metodolojisi açısından bir takım eksiklikleri bulunmaktadır.
Eser, kapsadığı dönem itibariyle, üç ayrı kaynak grubundan faydalanılarak yazılmıştır. Kaynak guruplarından birincisi, Türkiye'yi gezen ve Türk şehirlerinin sosyal, dini, idari, ekonomik durumları hakkında bilgiler veren batılı seyyahların eserleridir. İkincisi, Osmanlı tarihçilerinin eserleridir. Üçüncü kaynak grubu da, Osmanlı devletinin resmi belgeleri olan salnamelerdir. Yazar, adı geçen kaynaklardan Malatya ile ilgili bilgileri hiçbir yoruma tabi tutmadan aktarmıştır.
Eserin başında 1/1500000 ölçekli eski harflerle yazılmış bir Malatya haritası vardır. Önsöz'den sonra, Kanuni Sultan Süleyman devrinden xıx. Yüzyıl'a kadar on'ar, xıx. yüzyıl'dan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar ise her yıla göre düzenlenmiş hicri, miladi ve rumi yılları gösteren takvim bulunmaktadır. Kısaltmalar verildikten sonra eserin esasını oluşturan bölüm gelmektedir. Bu bölüm, Katip Çelebi'nin Cihannüma adlı eserindeki Malatya'nın coğrafi durumu, nehirleri, bağ bahçeleri ve kaleleri ile ilgilidir. Bu bilgiler transkrip ve günümüz diline aktarılarak verilmiştir. Ardından Fransız arkeolog ve seyyah Charles Texıer (1802- 187l)'in "Küçük Asya" adlı eseıindeki Malatya'nın coğrafi, fiziki, dini ve tarihi bilgileri aktarılmıştır. Daha sonra Fransız gezgin lB. Poujoulat'ın "Voyage Constantinople et L'asie Minuere, En Mesopotamie, A Palmyre, En Syrie, En Palestine et En Egypte", adı ile yayınlanan, Malatya ve kazalarında yaptığı seyahatindeki gördüklerini anlattığı bölüm gelmektedir. Daha sonra Alman Mareşal Helmuth Von Moltke'nin danışman olarak Toros ordusu komutanı Hafız Paşa'nın yanına gönderilince buradaki anılarını anlattığı ve Türkçe'ye de tercüme edilen "Türkiye'deki Durum ve Olaylar Üzerine Mektuplar" adlı eserindeki bilgiler yer almaktadır.
Von Moltke'den sonra, Osmanlı tarihçisi Ata Bey'in (Ahmat Ataullah)'ın Tarih-ı Ata adlı eserindeki bilgiler yer almaktadır. Tarih-i AHi'dan nakledilen bilgiler doğrudan doğruya Malatya ile ilgili değildir. Malatyalı olan Hafız Paşa ile ilgilidir. Bu bilgilerde transkrip edilmiş ve günümüz Türkçesine çevrilerek verilmiştir. Eser, Fransız coğrafyacısı V. Cuinet'in "Turquie D'Asie" adı ile Türkiye'nin coğrafi ve idari durumunu inceleyen, vilayetlerin, sancakların, kazaların, nahiyelerin ve hatta köylerin nüfus, üretim, ticaret ve yerleşim yerlerinin isimlerini verdiği eserinden Malatya ile ilgili bilgilerin aktarıldığı bölümle devam etmektedir.
Bu bilgiler Malatya'nın merkez ve bağlı kazalarındaki okul sayısı ve bu okulların hangi cemaate ve misyonerlere ait olduğunu, sivil yönetimi, din görevlileri, mahkemeler, nüfusları ve ticari faaliyetleri gibi bilgileri içermektedir.
Eserin bundan sonraki bölümleri Salnameler'deki bilgilerle devam etmektedir. Bu bölümde h. 1263 (m. 1847) tarihinden başlayıp sene-i maliye 1333-1334 (m. 1917-1918) tarihine kadar devam eden ve devlet salnameleri diye de adlandırılan toplam elli adet Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'de Malatya kazasına ait bilgiler transkrip edilerek verilmiştir. Devlet salnamelerinden verilen bilgilerden sonra vilayet salnamelerinden Diyarbakır vilayet salnamesindeki h.1286 (m. 1869-1870)'den başlayıp h. 1300 (m. 1882-1883)'e kadar devam eden ve Malatya ile ilgili bilgiler veren on bir adet salname eserde yer almaktadır. Diyarbakır salnamesi'nden sonra Ma'müretü'l-Aziz salnameleri'nden yedi adeti transkrip edilerek verilmiştir. Ayrıca Sivas Vilayet salnamelerinden bugün Malatya'ya bağlı olan Darende ile ilgili bilgiler içeren h. 1301 (m. 1883-1884), h. 1302 (m. 1884-1885) ve h. 1325 (m. 1907) tarihli üç adeti esere alınmıştır. Salname-i Nezareti- Maarif-i Umumiye'de de Malatya'daki rüşdiyeler, rüşdiye öğrencileri ve görevlileri, medreseler ve kütüphaneler ile ilgili bilgiler bulunan beş adet salnamede esere alınmıştır. Daha sonra Şemseddin Sami'nin Kamusu'l-Alam adlı eserinde Malatya'nın coğrafi durumu, ahalisi ve nüfusu, bağ ve bahçeleri, ürünleri hakkındaki bilgiler alınmıştır. Bundan sonra Salnamelere göre Malatya'da mülki aınirlik yapan Kapucubaşı, Kaymakam ve Mutasarrıflar ile Belediye reisIeri'nin isimlerini veren tablo eserde yer almaktadır.
Eserin devam eden bölümünde Şair Mehmet Esat (Andelib) ile ilgili bilgiler mevcuttur. Andelib'in Malatya ile ilgisi Malatya'ya Tahrirat Müdürü olarak atanması ve orada öldürülmesinden ibarettir. Malatya'nın meşhur Yeni Cami veya 'Teze Cami' olarak geçen camisinin mimarisi, yapımı ve yapımında emeği geçenlerin anlatıldığı bölümden sonra Osmanlı Meclis-i Mebusanı'ndaki (1908- 1920) Malatyalı mebuslar tanıtılmıştır. Eserin son bölümü ise, Asbuzu'ya Doğru -Belgelerle Malatya- (1834/1919) adını almaktadır. Yazar bu bölümde, genelolarak kronolojik bir sıra takip ederek tarihi olayları aktarmıştır. Olaylar anlatılırken özet çıkarılmaya çalışılmış, bugünün kullanılan Türkçesine ilaveten belgelerdeki cümlelerden alıntılar yapılmıştır. Bu bölümde anlatılanlann Malatya'nın sosyal, ekonomik ve tarihi olaylan olmasına ve belgelere dayanmasına özen gösterilmiştir.
Malatya (1830-1919) adlı eser, metodolojik olarak bölümlere ayrılmadan, Malatya vilayeti ili ilgili devrin kaynakları günümüz Türkçesine çevrilerek hazırlanmıştır. Yazar'ında belirttiği gibi, kaynakların transkrip edilmesiyle yetinilmiştir. Bununla birlikte eser Osmanlı'nın son dönemdeki, merkezden uzak bir yerleşim yerinin dini, idari, ekonomik ve kültürel durumunu ortaya koyması bakımından eski yazı bilmeyenler ve ilgililer açısından okunmaya değer niteliktedir.

|